Nisan 04, 2010

Sevgili dostlar,

şüphesiz farkındasınız, lüfer ciddi bir yok olma tehlikesi ile karşı karşıya!

Eskiden tazesinden başka balık bilmeyen, kıyısında tuttugu balığı "derya kuzusu" deyip ve keyifle tüketen İstanbullu da, bugün, süpermarket balıkçılarının çiflik somonlarına ve levreklerine mahkum zaten! Biz İstanbullular’sa ne çapari hazırlar olduk, ne oğullarımızla Boğaz'a iniyoruz artık, ne de lüferin dişlerine dair hikayelerimiz kaldı, anlatacak.

Lüferle beraber İstanbul da yok oluyor!

Bir dostumuz yazmış: "İstanbul balık olsa lüfer olurmuş, onun gibi, dişli, vahşi, haysiyetli.. " Biz, bu cümlenin hakkını verelim diyoruz ve lüfere sahip çıkmanın sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de bir imza kampanyası başlattık: "Lüfer yok olmasin! imza kampanyası"

Katılımınızı bekliyoruz!

Sevgilerimizle,
Defne Koryürek ve Mehmet Gürs

ayrıca 12 Nisan Ptesi günü TÜDAV'la işbirliği içinde bir de toplantı var düzenlediğimiz, siz de gelin...



7 yorum:

Hayrullah YILMAZ dedi ki...

Çinekop avı yasaklanırsa, lüfer meydana çıkar.

lewon dedi ki...

Sayın defne hanım çok güzel bir konuya parmak basmışsınız ancak balıkçılık sektörü TEK EL
Haline gelmiş olup artık dayısı amcası olan yalellerin (balık taşıyan hamal) eline kalmış ve artık balıkları Marmara denizinin daha doğrusu tüm denizlerin kaderi ile oynadıklarının farkında değiller her sene mayıs ayı geldiğinde yalel kılıklı kişiler İstanbul Ankara arasında mekik dokuyorlar yasağı nasıl uzatırız diye her sene tüm balıklar mart ayı sonundan başlayarak yaklaşık temmuz ayına kadar yumurta bırakmaya başlarlar bizler oltacıyız tuttuğumuz balık sayısı ve adedi bellidir katliam yapamayız ve imkansızdır.fakat trol (yasak)
Ve gırgırlar katliamı çok iyi yapıyorlar.trol yasak olmasına rağmen sürekli yapılıyor hiçbir kurum ve kuruluş ENGELLEMİYOR çunkü dayıları amcaları var pay veriyorlar.bu zihniyet var olduğu sürece lüfer, kofana, akya ve torik gibi bir çok balığımız da marmaradan yok olacak.her sene sadece konuşuluyor ancak unutuluyor ülkemizin tabiri yerinde ise dört tarafı denizlerle çevrili fakat Norveç kadar olamıyoruz !!!komşu ülkeler avlanma yasağına çok iyi uyguluyor (yasak avlanmaya hapis cezası veriyorlar) kanunları harfiyen uyguluyorlar bizde yasak avlanma kanunları laçka ve uygulanmıyor DAYIM sağolsun!!!! Artık gerisini sizler düşünün DENİZCİ ÜLKE DENİZCİ TOPLUM slagonunu çok iyi uyguluyoruz??? Saygılarımla olta balıkçıları adına levon

kenan dedi ki...

İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın! toplantısı için başta size ve diğer tüm gönül birliği ile çalışan arkadaşlarınza en içten teşekkürlerimizin kabulünü dileriz.

Çok güzel ve son derece seviyeli bir ortamda bizleri buluşturduğunuz için yine balikcilar.net forumumuz adına teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,
Kenan Haydan

dark dedi ki...

Lüfer, eylül aylarından itibaren yumurtlamak için iskenderun körfezine sürüler halinde gelmektedir. Eylül ayı olan av yasağının bitmesi ile beraber gırgırlar ve troller bu bölgeye gelmekte ve daha yumurtlayamadan bu lüferleri adeta katledercesine tonlarca yakalamaktadır. Tonlarca derken öyle bir ton iki ton da değil, balık bulucularla 9 ton, 12 ton, 7 ton,15 ton... Bu durumu kendilerine söylediğimizde; yok efendim lüfer arsız balıkmış..., çok çabuk üreyip çoğalırmış gibi bahanelerle cevap vermektedirler. Kıyılara yakın yasak bölgelere atılan ağlarda cabası..Buna bence yetkililerde göz yumuyorlar. Lütfen bu kıyıma bir son vermek için çalışmalar başlatılsın. Avlanma yasakları tam balık üreme mevsiminde sona ermektedir. Bu tarihler değiştirilsin..Van gölünde ki incik kefalleri kurtarıldı. İskenderun körfezinde de bu balıklar kurtarılsın.Bu yalnızca bizim değil tüm dünyanın sorunu…

Hakan Erdem dedi ki...

bu kampanyadan o kadar etkilendim ki..sadece 1 hafta için gittiğimiz Bodrum tatiline bile özel buz kutuları ile 3-4 akşamlık Lüfer alıp giden 38 yaşlarında bir arkadaş grubuyuz..:-) Yağlanmış bir Lüfer den daha güzel bir yemek, daha büyük bir zevk düşünemiyorum. Amerika'dan bir misafirim ilk kez Türkiye'ye geldiğinde zorla Lüfer yemeye götürdüm, yedikten sonraki ilk şaşkınlığını unutamıyorum.:-). Hep şunu diyor o günden beri;" Siz dünyanın en şanslı insanlarısınız" ÖYLE MİYİZ, YOKSA BU LEZZETİ TATTIKTAN SONRA GÜN GEÇTİKÇE YİYEMEYECEK OLANLAR EN ŞANSSIZ DEĞİL Mİ?
- artık çinekop-sarıkanat yemeyeceğim!
- bu kampanyaya her yerde destek vereceğim..

Defne Koryurek dedi ki...

:)))

teşekkür ederim Hakan! çok teşekkür ederim!

bayram dedi ki...

İKİ YÜZLÜ KAMPANYA
KAMPANYANIZA DESTEK VEREN TÜDAV VE BAŞKANI PROF.DR BAYRAM ÖZTÜRK DİĞER TARAFTAN BAHAR AYLARINDA BALIK GÖÇLERİ SIRASINDA KURULAN BEYKOZ DALYANINA NOSTALJİK OLDUĞU GEREKÇESİYLE DESTEK VERMEKTEDİR . NASIL YAMAN ÇELİŞKİDİR BU.