Nisan 07, 2011

dostlarım,

bildiğiniz üzere Nisan 2010'da başlayan "İstanbul Lüfer'e Hasret Kalmasın" kampanyamız önce siz destekçilerin sonra da balıkçımızın ve Kasım 2010'da başlayan Greenpeace'in "seninki kaç santim" kampanyası ile birleşti ve sucul kaynaklarımıza dair tarihimizin belki de en güçlü, en uzun soluklu sivil duruşunu oluşturdu. bu beraberliği ortak çıkarımız, ortak kaynağımız ve daha da önemlisi üzerinde yaşadığımız dünyanın ortağı: balıklarımız için yakalayabilmiş olmaktan son derece gururluyuz.

cümlemize, "helal olsun!"

ancak, eskisine nazaran yakınsak da sürdürülebilirliğe, netice almaktan hala son derece uzak bir noktadayız: sorun tarif edildi. çözüme gidecek metodlar ifade edildi. sucul kaynaklar üzerinde hak iddia edebilecek tüm taraflar konunun muhattabı. o kadar ki Başbakanlık "lüfer konusunu biz ele alıyoruz!" diye ilan etti, Tarım ve Köyişleri Bakanı'ysa "lüferde avlanma boyu 23 cm olacak" diye beyan bile etti... ancak, gelin görün ki kimse hala masaya oturulamadı!

masa, burada, istişare kurulu denen toplantı masası.

stk'lar, akademisyenler, bürokratlar başbaşa verip konuyu bu masada değerlendirirler. Bakanlık, bizlere, bu toplantının Haziran ayında yapılacağını söylüyor. bu güzel. ancak bir önemli gelişme var:

mevsimi kötü geçiren kimi balıkçılar bazı "iltimas"ları, belki seçim ruhuna da güvenerek, talep etmeye başladılar!

ama biz bunu geçen yıl da yaşadık! Ege uluslararası sularında avlanma olarak kendini gösteren bu "özel izin"lerin karşılığı, geçen yıldan da kısır bir balık sezonu oldu..

anlayacağınız, dostlarım, hiç bir koşul altında, hiç bir balıkçıya iltimas yaratılmasın ve sucul kaynaklarımızın durumunu masaya yatıracağımız bir "istişare kurulu"na kadar balıklarımıza dair hiç bir özel, hiç bir ayrıcalıklı karar imzalanmasın, dememiz gerekiyor.

sesimizi birleştirme ve duyurma zamanı, yeniden!

bu bağlamda, aşağıda bulacağınız dilekçeyi, vakit kaybetmeksizin kopyalamanızı ve

Başbakan Tayyip Erdoğan
bimer@basbakanlik.gov.tr

KKGM Su Ürünleri Hizmetleri Dairesi Bşk. Vahdettim KÜRÜM
vahdettink@kkgm.gov.tr

adreslerine e-posta yoluyla iletmenizi rica ediyorum.

muhabbetle,
D.




sayın ilgili,

denizlerimiz genelinde avlanma sezonunun biteceği 15 Nisan öncesi, kimi balıkçı gruplarının, yasak dönemde avlanmaya dair bazı özel talepleri ifade ettikleri ve dilekçeler vasıtasıyla da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na ilettikleri bilgisi üzerine yazıyorum:

bildiğiniz üzere Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar hareketi ve Greenpeace'in iki ayrı kampanyası geçtiğimiz yıl boyunca sucul kaynaklarımızdaki azalmaya, yokolmaya dikkat çekti. gerek lüferdeki tükenişe vurgu yapan ve gerekse de avlanma boylarının revizyonunu talep eden bu kampanyalar benim gibi sıradan tüketicinin yanı sıra balıkçılarımızın da desteğini aldı.

takip ettiğimiz kadarıyla gerek Başbakanlık ve gerekse de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı konuya hassasiyetle eğilme sözü verdiler ve Haziran'da toplanacak olan istişare kurulunda konunun konuşulacağını ifade ettiler.

ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi, kimi balıkçımız bazı özel taleplerini sıralamaya başlamış bulunuyor! denizlerimizin, balığımızın, balıkçımızın sürdürülemezliğe ilişkin işaretlerinin bir biri ardına geldiği bir dönemde bu "iltimas"ların bedelini çocuklarımın ödeyeceği aşikar. endişeliyim.

uskumrunun yokolduğu, lüferin yokolmanın eşiğine geldiği sularımız üzerine detaylı düşünmeden bir karar vermeyeceğinize güveniyor ve Haziran'da yapılması planlanan istişare kurulunun en hızlı şekilde toplanmasını; bu kurul toplanmadan avcılığa dair hiç bir kararın alınmamasını talep ediyorum.

bu bağlamda, iş bu dilekçeme cevaben, istişare kurulunun toplanacağı tarihin tarafıma iletilmesini rica ederim.

bu toplantı tarihine kadar da denizlerimize ve balıkçılığımıza ilişkin hiç bir kararın alınmaması talebimi ilginize önemle ve öncelikle iletirim.

hürmetlerimle.

Hiç yorum yok: