Haziran 12, 2009

sevgili dostlarım,

Ocak ayından bu yana yürüttüğümüz ve "gerçek gıdanın peşinde: ekmek" diye adlandırmaktan keyif aldığım bir dizi sorgulama ve uygulamanın artık sonuna yaklaşıyoruz.

uzun bir dönem çalışmasıydı bizim için ve Haziran ayı itibari ile, bu dönemlik de olsa, ekmek tutkumuzu olağanlaştırıyor ve Temmuz itibari ile tohum gibi, şeker gibi endişe duyduğumuz başka konulara yelken açıyoruz.

ama önce bir geçmişe bakalım...

ilk önce "ekşi maya ekmek, 101" sanal mutfağımızda, hem de kış vakti, havadan maya yakalamaya öğrendik.
ardından, "ekşi maya ekmek, 102" ile devam ederken mayayı öğrenmeye, Mart ayında çocuklarımızı mutfağa soktuk ve onlara ekmek yapmanın ne kadar kolay oldugunu gosterdik.
yetmedi, İstanbul Halk Ekmek'i ziyaret ettik, şehrimiz icin "ekmek" üreten bir tesisi ve onların organik tarım departmanını tanıdık.
gene yetmedi, çocuklarımızı markete götürdük, raflardan ekmek aldık ve paketlerin arkasını okumayı öğrettik onlara. paketlerin renginin nasıl aldatıcı olabildiğini, ekmeğin içine neler neler katılabildiğini gösterdik onlara. gerçek gıdanın market raflarında pek de yer bulamadığını örnekledik, umuyorum.
ardından gercek bir fırında gece mesaisine kaldık, ekşi maya ekmek üretimini hayranlıkla izledik.
gene yetmedi, yedi hafta boyunca ekmek üretme sözü verdik Buğday Derneği'ne ve "ekmeğine sahip çık!" kampanyamızı başlattık. bu yedi hafta içerisinde kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz ve grubun erkekleri, kurumsal ya da günlük sorumlulukları arasında, geldiler mutfağa kolları sıvadılar ve pazara ekmek yoğurdular, tezgah kurdular, başında durdular, ekmek sattılar, sattıkları her bir ekmeğin parasını Buğday Derneği'ne teslim ettiler ki gerçek gıdaya sahip çıkan bu pazara katkı olsun ve gerçek ekmeği, gerçek gıdayı karşılaştıkları her tüketiciye, tezgahımıza yaklaşan her dost yüze tekrar tekrar anlattılar.
arada Feriköy %100 Ekolojik Pazari'nda sohbete oturduk ve neden gerçek gıdanın peşindeyiz, neden ekmek derdine düştük, onu da anlattık.
yetmedi hiç biri, çocuklarımızı su değirmenine yolladık. buğday nasıl oluyor da una, un nasıl oluyor da ekmeğe dönüşüyor gösterdik.

şimdi ise, Buğday Derneği ile çalışmamızın yedinci haftasında bir son gece daha ekmek üretip Cumartesi sabahı son kez tezgah kuracağız ve çocuklarımız da bize katılıp ekmeklerini paylaşacaklar: Fikir Sahibi Çocuklar'ımız Feriköy %100 Ekolojik Pazarı'nın orta yerinde masaya kurulacaklar, ya beraberlerinde getirdikleri ya da bizlerin yaptiği gerçek ekmekleri akranlarıyla paylaşarak bir piknik yaşayacaklar.

ben, yaptıklarımıza bakıp, bu henüz çok, çok genç hareketin olgunlaştıkça daha neler yapabileceğinin rüyasını görüyorum. bir annenin yeni doğmuş bebeğine baktığında göreceği gelecek hayali kadar talepkar belki, ama, ne yalan, bu hareketin başlangıcında sizlerle olmaktan dolayı da pek heyecanlı ve dolu dolu gururluyum.

yarın hepinizi bu gururu paylaşmaya Feriköy %100 Ekolojik Pazarı'na davet ediyorum.

ya bu gece ekmek yapmaya uğrayın, ya yarın ekmeğinizi kapıp gelin, ya çocuğunuzu alın yanınıza, ya da komşunun oğlunu... ama gelin ve birlikte kutlayalim.

bu upuzun dönem, gerçek gıdanın peşinde düştüğümüz bu serüven, hepimizin ortak serüveni. her dakikasının hakkını verdik.

şimdi kutlama zamanı, kendimizi ve gerçek ekmeği.

gelin.

sevgiler,
D.


Fikir Sahibi Çocuklar'ın 28 Mart günü

Dilara'yla Abracadabra'nın mutfağında kardıkları

"ilk ekmek"in tarifi:

675 gr. Tam buğday unu

½ çay bardağı zeytinyağı

½ çay bardağı keten tohumu

½ çay bardağı haşhaş

½ çay bardağı yulaf ezmesi

½ çay bardağı pekmez (olabilirse harnup pekmezi)

20 gr tuz

30 gr yaş maya

½ lt. su

Üzerine sürmek için az yoğurt

Unla krater oluşturduktan sonra diğer kuru malzemeler de

tuz en dışta kalacak şekilde etrafına dökülür. Kraterin ortasına

suda eritilmiş maya ve diğer yaş malzemeler konulur ve yavaş

yavaş kenardaki kuru malzemelerden de alarak karıştırılmaya

başlanır. Tüm malzemeler iyice lkarışınca yoğurmaya başlanır.

Homojen bir top haline getirip yaklaşık 30 dakika mayalanmaya

bırakılır. Hamur iki katı büyüklüğe geldikten sonra rulo haline

getirip üzerine yoğurt sürdükten sonra yulaf ezmasi serpilip 15

dakika daha dinlşenmeye bırakılır. Bundan sonra daha önceden

ısıtılmış 150 derecedeki fırında yaklaşık 30-40 dakika pişirilir.

Hiç yorum yok: